27 Şubat 2012 Pazartesi

OSCAR ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU!


Sinema dünyasının en prestijli ödülü olan Oscar, ABD'nin Los Angeles kentindeki Kodak Tiyatrosu’nda sahiplerini buldu.   
Gece her zamanki gibi Kırmızı Halı seremonisiyle başladı. 
Birçok yıldızın şıklık yarışına girdiği törenin sunuculuğunu Billy Crystal yaptı.

Gecenin kazananı The Artist oldu. Siyah-beyaz, sessiz film olan 'The Artist' En İyi Film ödülünü kazanırken, yönetmeni Michel Hazanavicius ve başrol oyuncusu Jean Dujardin'e de Oscar kazandırdı. En İyi Kadın Oyuncu ödülünü daha önce 2 defa altın heykelciği evine götüren Meryl Streep kazanırken, Yardımcı Oyuncu dalında Oscar ödülleri de 'Beginners' ile Christopher Plummer ve 'The Help' ile Octavia Spencer'ın oldu. Bir diğer favori Martin Scorsese imzalı 'Hugo' ise sadece teknik dallarda başarılı oldu.
'Hugo' Görüntü Yönetimi, Sanat Yönetimi, Görsel Efekt, Ses Kurgusu ve Ses Miksajı dallarında Oscar kazandı.

Yabancı Film dalında Oscar'a beklendiği gibi İran yapımı Asghar Farhadi'nin yönettiği 'A Separation' ulaşırken, En İyi Orijinal Senaryo Oscar'ını Midnight in Paris ile Woody Allen, Uyarlama Senaryo Oscar'ını ise The Descendants ile Alexander Payne kazandı.
Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi'nin 84. Oscar ödüllerinde ''The Artist'' filmi, En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini aldı.

10 dalda aday gösterilen siyah-beyaz film, 5 dalda Oscar kazandı ve En İyi Film Ödülü'ne layık görülen ikinci sessiz film oldu. 1929'da yapılan ilk Oscar Ödül Töreni'nde ''Wings'' adlı sessiz film, En İyi Film seçilmişti.

Filmin Altın Tasma ödüllü dört ayaklı oyuncusu Uggie, En İyi Film ödülünü almak için yönetmen Michel Hazanavicius ile sahneye çıktı ve büyük alkış aldı.

Martin Scorsese'nin 11 dalda aday gösterilen ''Hugo'' adlı filmi de geceden En İyi Sanat Yönetmeni, En İyi Sinematografi ve En İyi Görsel Efekt dahil olmak üzere 5 ödülle ayrıldı.

Akademinin Los Angeles'taki Kodak Tiyatrosu'nda düzenlediği 84. Oscar töreninde ''Demir Leydi'' adlı filmde İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher'i canlandıran Meryl Streep, üçüncü kez En İyi Kadın Oyuncu seçildi. 62 yaşındaki oyuncu, 17 kez Oscar'a aday gösterilerek ulaşılması zor bir rekora imza atmıştı.

The Artist filmi, Jean Dujardin'e En İyi Erkek Oyuncu ödülünü getirdi.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü ''Duyguların Rengi'' adlı filmdeki performansıyla Octavia Spencer'a, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü ise ''Beginners'' filmindeki rolüyle Christopher Plummer'a verildi.

En İyi Yabancı Filmi Ödülü'ne ise İran'dan ''A Separation'' filmi layık görüldü. Filmin yönetmeni ve yapımcısı Asghar Farhadi, ödül töreninde yaptığı konuşmada ''Bugün bizi dünyanın dört bir yanında milyonlarca İranlı seyrediyor. Eminim hepsi çok mutlular. İran haklı mutlu çünkü siyasetçilerin savaş, tehdit ve saldırıdan söz ettiği bir dönemde ülkelerinin ismi, siyasetin tozu altında saklanan zengin, köklü bir tarihe sahip ve muhteşem kültürü ile anılıyor'' dedi.

En İyi Orijinal Senaryo Ödülünü ''Paris'te Geceyarısı'' filmi ile Woody Allen, En İyi Uyarlama Senaryo Ödülünü ise ''Senden Bana Kalan'' filmi ile Alexander Payne kazandı.

OSCAR KAZANANLAR;
En İyi Film: The Artist
En İyi Yönetmen: Michel Hazanavicius – The Artist
En İyi Erkek Oyuncu: Jean Dujardin - The Artist
En İyi Kadın Oyuncu: Meryl Streep - The Iron Lady
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christopher Plummer - Beginners
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Octavia Spencer - The Help
En İyi Uyarlama Senaryo: A.Payne ve Nat Faxon & Jim Rash - The Descendants
En İyi Orijinal Senaryo: Woody Allen - Midnight in Paris
En İyi Yabancı Film: A Separation (İran)
En İyi Görüntü Yönetimi: Robert Richardson - Hugo
En İyi Sanat Yönetmeni: Dante Ferreti, Francesca Lo Schiavo - Hugo
En İyi Animasyon: Rango (Gore Verbinski)
En İyi Belgesel: Undefeated (TJ Martin, Dan Lindsay, Rich Middlemas)
En İyi Animasyon (Kısa Metraj): The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore
En İyi Belgesel (Kısa): Saving Face (Daniel Junge, Sharmeen Obaid-Chinoy)
En İyi Kısa Film: The Shore (Terry George, Oorlagh George)
En İyi Müzik: Ludovic Bource - The Artist
En İyi Şarkı: Bret McKenzie - Man or Muppet (The Muppets)
En İyi Görsel Efekt: Rob Legato, Joss Williams, Ben Grossman, Alez Henning - Hugo
En İyi Kurgu: Kirk Baxter, Angus Wall - The Girl With The Dragon Tattoo
En İyi Ses Miksajı: Tom Fleischman, John Midgley - Hugo
En İyi Ses Kurgusu: Philip Stockton, Eugene Gearty - Hugo
En İyi Makyaj: Mark Coulier, J. Roy Helland - The Iron Lady
En İyi Kostüm: Mark Bridges - The Artist

16 Ocak 2012 Pazartesi

RAUF DENKTAŞ

KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 13 Ocak’ta 88 yaşında yaşama veda etti.
27 Ocak 1924'de tarihinde, bugün Kıbrıs Rum kesimi sınırları içerisinde kalan Baf bölgesinde dünyaya gelen Rauf Denktaş'ın ömrü, egemenlik ve varoluş mücadelesiyle geçti.
Kıbrıs tarihine damgasını vuran Denktaş, Türk dünyasının önemli liderleri arasında yerini aldı.

Denktaş son anlarında dahi devleti düşündü;
Ömrünün son dakikalarına kadar devletin varlığını vurgulayan ve Kıbrıs Türklerine sürekli, ''Devlete ve bağımsızlığa sahip çıkın, anavatan Türkiye'ye güvenin'' çağrısı yapan Denktaş, Kıbrıs Türklerinin eşit egemen hakkından, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinden ve Türk askerinin adadaki varlığından taviz vermedi.
KKTC'nin kurucu cumhurbaşkanı Denktaş, hasta yatağında dahi devleti düşündü.
Son anlarında bile Kıbrıs Rum tarafına ''Burası bağımsız bir cumhuriyettir'' diye seslenen Denktaş, 23 Aralık 2011'de, hayatının ele alındığı bir etkinliğe gönderdiği mesajda, ''Mücadelenin yeni nesle anlatılması herkesin vatan borcu'' demişti.
Rauf Denktaş, hayatının anlatıldığı belgesel sonrasında, ekrandan yaptığı konuşmada, 197 günlük hastalık sürecinde kendisini arayıp destek olan, kendisi için dua eden herkese teşekkür ederek, Kıbrıs Türk halkının sevgisinden moral bulduğunu, motivasyonunun arttığını söylemişti.
Kıbrıs Türk halkına, devletine sahip çıkması için çağrıda bulunan Rauf Denktaş, ''Devletsiz kalmak her şeyiyle aciz kalmak demek, başkasına muhtaç olmak demektir.
Devletsiz yaşayan insanlar olabilir ama devletsiz yaşayan millet yoktur.
Kıbrıs Türk halkı, Türk milletinin ayrılmaz, kopmaz bir parçasıdır'' demişti.
Kıbrıs Türk halkını kurtarmak için verilen mücadelenin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Denktaş, bu mücadelenin yeni nesillere anlatılmasının herkesin vatan borcu olduğunu ifade etmişti.
''Bağımsızlıktan asla vazgeçmeyin''
Kıbrıs Türk halkının, geleceğe bakarak, geçmişte yaşananların bir daha olmaması için dik durması, Türklüğüyle gurur duyarak, Atatürk ilkelerinden taviz vermemesi gerektiğini vurgulayan Denktaş, ''Devlet demek hürriyet demektir, dimdik ayakta durup, kimsenin boyunduruğu altına girmemek demektir. Bağımsızlığınızdan asla vazgeçmeyin'' demişti.
Müzakere masasında bunların bilinciyle oturulması gerektiğini, Maraş, Güzelyurt ve Karpaz yarımadası konusunda asla taviz verilmemesi gerektiğini dile getiren Denktaş, ''Karpaz stratejik bakımdan çok önemli bir bölge, asla taviz verilmeyeceğini herkesin bilmesi gerek'' ifadesini kullanmıştı.
''Kimse bizi bu yurttan, vatandan mahrum edemez'' diyen Denktaş, Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye'ye güvenmesini istemişti.
''Anavatana gelecek her zarar, bize de zarar verecektir'' ifadesini kullanan Denktaş, Kıbrıs Türk halkının kimseye muhtaç olmadan yaşama, her zorluğun üzerinden gelecek gücü olduğunu kaydetmişti.
Denktaş, KKTC Devleti'nin bir evlat gibi olduğunu, bu evladı yaşatmak gerektiğini, ona zarar vermeye çalışan herkese ''dur'' demenin tüm Kıbrıslı Türklerin görevi olduğunu vurgulamıştı.

HAYATI;
Ömrünü Kıbrıs davasına ve Kıbrıs Türklerinin devlet sahibi olmasına adayan Denktaş, 27 Ocak 1924 tarihinde, bugün Kıbrıs Rum kesimi sınırları içinde bulunan Baf bölgesinde doğdu.
1,5 yaşındayken annesini kaybeden Denktaş, Hakim Mehmet Raif Bey'in en küçük oğlu. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütülen Denktaş, 1930 yılında eğitim için İstanbul'a gönderildi.
Arnavutköy'de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevzi Ati Lisesi'nde yatılı okumaya başlayan Denktaş, ortaokuldan sonra Kıbrıs'a döndü ve liseyi Kıbrıs'ta bitirdi.
Denktaş, 1941'de Lefkoşa İngiliz Okulundan mezun olduktan sonra Mağusa'da tercümanlık, mahkemede memuriyet, sonra bir yıl da İngiliz Okulunda öğretmenlik yaptı.
1944'te British Council'dan burslu olarak İngiltere'de hukuk tahsili yapan ve 1947 yılında Lincoln's Inn'den mezun olan Denktaş, aynı yıl Kıbrıs'a dönüp avukatlığa başladı.
1949 yılı yaz aylarında savcılık yapmaya başlayan Denktaş, aynı yıl Aydın Hanım'la evlendi.
Denktaş, 27 Kasım 1948 tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingde Dr. Fazıl Küçük ile beraber hatiplik yaptı.
1942 yılında Dr. Fazıl Küçük'ün yayımlamaya başladığı Halkın Sesi gazetesinde, babasından ve onun milliyetçi, Atatürkçü arkadaşlarından işiterek öğrendiği "Türk Haklarının İngilizler tarafından gasbedildiği" konularının ele alındığını gören Denktaş, Dr. Küçük'le tanışarak, Halkın Sesi'nde imzalı veya imzasız, bazen Akın Yılmaz adı altında yazılar yazmaya başladı.
Bu ilişki Denktaş'ın Londra'da tahsil yıllarında da devam etti.
Denktaş, Ada'ya döndükten sonra lider Dr. Küçük'ün yanında yakın bir dost ve gerektiğinde danışman olarak çalıştı.
Denktaş, 1948 yılında zamanın Kıbrıs Valisi tarafından kurulan Anayasa Konseyi'nde üye olarak çalıştı.
Rum kilisesinin baskısı altında Konsey'e katılan Komünist Akel Partisi Konsey'den çekilince Meclis kapatıldı.
Türk temsilcilerin ısrarlı talepleri sonucu Hakim Mehmet Zeka Bey'in başkanlığında "Türk İşleri Komisyonu" kuruldu, Rauf Denktaş bu komisyonda da çalışarak, İngiliz Müstemleke İdaresi'nin gasb ettiği hakların iadesi için bir raporun hazırlanmasında nazım rol oynadı.
Hükümetin kabul ettiği bu raporda öngörülen yasaların yapılabilmesi için Başsavcılığa görev verildi, ancak Başsavcılıkta bir Türk savcı yoktu.
Liderliğin talebi üzerine 1949'da Denktaş Hukuk Bürosundan ayrıldı ve az maaşla savcı yardımcısı oldu.
Birkaç yıl içinde tamamlanması gereken yasalarla ilgili çalışmalar 1954 yılına kadar uzadı.
Bu arada Denktaş Savcılığa terfi etti.
1954'te Kıbrıs'ta yeraltı örgütünü kuracak olan bazı kişiler, Yunanistan'dan Ada'ya gizlice girerken yakalandı.
Bunların takibi ve yargıya havalesiyle Denktaş'ın görevi daha da önem kazandı. 1957 sonunda İngilizlerin Ada'yı 5-10 yıl içinde Yunanistan'a devredeceğini gören Denktaş, Savcılıktan istifa ederek, Dr. Küçük'ün yanında fiili rolünü aldı.
Hükümetteki görevinden istifa ettikten sonra toplum problemlerinde daha aktif rol oynamaya başlayan Denktaş, 1957 sonlarında Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu Başkanlığına seçildi. Aynı yıl Rumların Atina'dan sevk ve idare edilen EOKA yeraltı teşkilatının saldırıları karşısında etkin bir kuruluşa olan ihtiyacı gören Denktaş, iki arkadaşı ile Kasım 1957'de Türk Mukavemet Teşkilatını (TMT) kurdu.
Bu teşkilat o güne kadar var olan Volkan Teşkilatı'nın yerini aldı ve kısa bir zaman içinde, Denktaş'ın ısrarlı talepleri sonucu olarak Türkiye'nin uzman kişileri tarafından EOKA'ya cevap verebilecek etkin bir Mukavemet Teşkilatı haline getirildi.

Halkın Sesi gazetesinin haftalık İngilizce nüshasının hazırlanmasında da önemli rol oynayan Rauf Denktaş, 1958'de büyük ölçüde artan EOKA saldırıları karşısında Türk Mukavemetinin etkili şekilde görev yapmasını sağladı.
TMT'nin yayın organı olan Nacak gazetesi Denktaş'ın gazetesiymiş görüntüsü içinde Kıbrıs Türklerine yön gösterdi, mukavemet telkin etti.
Nacak'ın son yazı işleri sorumlusu da Alper Faik Genç idi.
Türk Hükümetinin, bir ayda yüze yaklaşan Türk kayıpları karşısında kararlı çıkışı ve aynı yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda rahmetli Fatin Rüştü Zorlu'nun Yunanlı karşıtı Averof'u mağlup etmesi sonucu Yunanlılar Kıbrıs'ta eşit şartlarda bir ortaklık Cumhuriyeti kurulmasına razı olmuş göründüler. Dr. Küçük ve Rauf Denktaş bu genel kurul toplantısında kulis faaliyeti yaptılar.
1959'da Zürih Anlaşması'nın hazırlanmasında Rauf Denktaş'ın perde arkasında etkin rolü oldu. Türkiye'nin garantisinin 650 kişilik bir alayla "etkin ve fiili" bir duruma getirilmesi Denktaş'ın ısrarı ve Dr. Küçük'ün de onu desteklemesiyle mümkün olmuştur.
Aynı yıl Londra Konferansı'na katılan Türk heyetinde de yerini alan Denktaş'ın Fatin Rüştü Zorlu'ya "Makarios bu anlaşmaları er geç yıkacak ve Enosis yoluna çıkacaktır.
Burada bir rol oynamaktadır. İleride bu anlaşmaların kendisine zorla kabul ettirildiğini savunarak ortaklığı bozacaktır" mealindeki değerlendirmesi, ne yazık ki ortaklık Devletinin kuruluşu ile gerçekleşmiş ve 1963'de Kıbrıs'ta Enosis uğruna tedhiş yeniden başladı.

Gizlice sandalla Ada'ya girerken tutuklandı;
16 Ağustos 1960 tarihinde 650 kişilik Türk Alayı Magosa Limanı'na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra Denktaş temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya gitti. Temaslarını tamamlayan Denktaş, bir sandalla Kıbrıs'a geçti ve Türk direnişini örgütlemeye başladı.
1964 Londra Konferansı'ndan sonra Makarios tarafından ''istenmeyen adam'' ilan edilen Denktaş'ın Kıbrıs'a girmesi yasaklandı. Gizlice Erenköy'e çıkarak savaşa katılan Denktaş, 1967'de Ada'ya gizlice girerken tutuklandı, yoğun girişimler sonucu Türkiye'ye geri verildi.
1968'de Ada'ya giriş yasağı kaldırıldığından Kıbrıs'a dönen Denktaş, 1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi Başkanlığına seçildi, 28 Şubat 1973'e kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı seçildi.
13 Şubat 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanından sonra devlet ve meclis başkanı görevlerini de yürüten Denktaş, anayasa uyarınca 1976'da yapılan ilk genel seçimlerde devlet başkanlığına seçildi.
Denktaş, 1981 yılında ikinci kez devlet başkanı oldu. 15 Kasım 1983'de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ilan edildi.
22 Nisan 1990'da yapılan erken seçimde ikinci kez cumhurbaşkanı seçilen Denktaş, 1995'teki seçimlerde de cumhurbaşkanı oldu.

4 Rum liderle görüştü;
Kıbrıs sorununun çözümü için 1968'de Glafkos Klerides ile ilk kez Beyrut'ta müzakerelere başlayan Denktaş, eski Rum liderler Spiros Kiprianu, Yorgos Vasiliu, Glafkos Klerides ve Tasos Papadopulos ile yıllardır müzakere etti.
2002'de sunulan ve Annan Planı olarak bilinen BM çözüm planına, ''Türk askerini Ada'dan çıkaracağı ve Türkleri azınlık durumuna düşüreceği, devleti ortadan kaldıracağı'' savıyla karşı çıkarak ''hayır'' kampanyası yürüten Denktaş, 17 Nisan 2005'te yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmadı.
Denktaş, Annan Planı sürecinde Avrupa Birliği (AB) üyeliğiyle yaşanan tartışmalarda, ''Türkiye olmadan cennete bile girmem'' demişti.
Rauf Denktaş, 24 Nisan 2005'te, Annan Planı referandumun 1. yıl dönümünde, görevi 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a devretti.
Denktaş, cumhurbaşkanlığından ayrılmasının ardından, çalışmalarını, Lefkoşa'daki çalışma ofisinde sürdürdü.
Fotoğraf çekme merakıyla da bilinen Denktaş'ın onlarca yayımlanmış kitabı bulunuyor. Denktaş'a çok sayıda üniversiteden fahri doktora unvanı da verildi.

24 Mayıs 2011'de rahatsızlandı;
24 Mayıs'ta beyin kanaması geçiren ve sol tarafı felç olan Denktaş, 29 Ekim'de hastaneden taburcu edildikten sonra ilk kez 15 Aralık 2011'de evinden dışarı çıktı. Havanın da güzel olmasından yararlanarak ilk kez evinden çıkan Denktaş, ''Benim için 'ölüyor' dediler, dışarı çıktım'' dedi.
Denktaş, Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki tedavisinin ardından rehabilitasyon süreci için 8 Temmuz'da Ankara'ya, Genelkurmay Başkanlığı Rehabilitasyon Merkezi'ne götürüldü.
Rauf Denktaş'ın tedavisine Ankara'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) devam edildi. Beyinle kafatası arasındaki kan birikiminin boşaltılması için 25 Ağustos'ta ameliyat edilen Denktaş, 30 Ağustos'ta da KKTC'ye, YDÜ Hastanesi'ne getirildi.
Denktaş, beyinle kafatası arasındaki kan birikiminin artması nedeniyle 5 Eylül'de YDÜ Hastanesi'nde yeniden ameliyat edildi.
29 Ekim 2011'de taburcu edilen Denktaş, 8 Ocak 2012 gecesi, su kaybı nedeniyle YDÜ Hastanesi'ne yeniden kaldırıldı.
Yakındoğu Üniversitesi Hastanesinin yoğun bakım servisinde 9 Ocak Pazar gününden bu yana tedavi gören, iç organlarında yetersizlik baş gösteren Denktaş, önce solunum cihazına, akşam saatlerinde ise diyalize bağlandı.
13 Ocak 2012 tarihinde KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, vefat etti.

CENAZE TÖRENİ;
KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bugün başlayacak ve Salı günü devam edecek cenaze töreninin ardından, Salı günü öğleden sonra son yolculuğuna uğurlanacak.

Denktaş'ın naaşı, Lefkoşa'da, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nin karşısındaki Cumhuriyet Parkı'na defnedilecek.

Denktaş'ın vefatı üzerine dün olağanüstü toplanan KKTC Bakanlar Kurulu'nun, Cuma günü gün batımına kadar yas ilan etmesinin ardından bayraklar yarıya indirilmişti. Genel yas nedeniyle Salı günü ''acil servisler'' dışındaki devlet daireleri ve okullar tatil olacak.

Cenaze Töreni Programı;

Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş için pazartesi günü ilk tören saat 10.00'da hayatını kaybettiği Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi'nde yapılacak.

Denktaş'ın naaşı saat 10.30'da hastaneden Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na nakledilecek. Saat 11.00'de naaş Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda karşılanacak ve Cumhurbaşkanlığı bahçesinde tören düzenlenecek.

Törenin ardından saat 11.30'dan Salı günü saat 09.00'a kadar Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda saygı geçişi yapılacak ve ihtiram nöbeti tutulacak. Bu arada Taziye Defteri de imzalanabilecek.
Salı günü saat 10.00'da Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın naaşı top arabasına alınarak, 10.15'de Cumhurbaşkanlığı'ndan Selimiye Camisi'ne götürülecek.

Cenaze namazının kılınmasının ardından saat 12.45'te naaş top arabasına konularak Selimiye Camisi'nden Girne Kapısı'na götürülecek, saat 14.00'te ise Girne Kapısı'ndan Cumhuriyet Parkı'na intikal ettirilecek ve saat 14.30'da burada tören yapılacak. Denktaş'ın naaşı saat 15.00'te defnedilecek.

Kaynak: Anadolu Ajansı

23 Aralık 2011 Cuma

FRANSA'YA BOYKOT

Fransa boykot listesi

Ermeni soykırımı iddialarını inkâr edenlerin para ve hapis cezası almasını öngören kanunun Fransa Meclisi tarafından onaylanması, Türkiye'de sivil boykotu arttırdı. Hemen her ilde başlayan protesto eylemleri, Fransız mallarının boykotuna doğru gidiyor.

Türkiye'nin sert tepki dalgası, ekonomik alana yayılıyor. Sosyal medyada yapılan Fransa mallarına boykot çağrısı, geniş destek buluyor. "Barkodu 30 ile 37 arasında bir rakamla başlayan ürünler, doğrudan Fransa'dan ithal edilmiş demektir. Bu ürünleri kullanmayın." çağrısı, toplumun her kesiminden destek görüyor. Bazı internet sitelerinde, Türkiye'de satılan Fransız markalarının logoları da veriliyor.

KAMU İHALELERİNİN FRANSA'YA KAPANMASI BEKLENİYOR;

Fransa Meclisi'nin söz konusu kanunu kabul etmesinin, iki ülke arasında son yıllarda giderek artan ekonomik ilişkileri olumsuz etkileyeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye'nin savunma sanayisindeki ihtiyaçları, hızlı tren ihaleleri ve nükleer enerji santralı projelerinin Fransa'ya kapanması bekleniyor.

Boykot çağrılarının destek bulması durumunda da Fransa'nın büyük zarar göreceği belirtiliyor. Türkiye'de yatırımı olan Fransız şirketlerinin yanısıra Fransa'nın en fazla ihracat yaptığı ülkeler listesinde Türkiye 11. sırada bulunuyor. 2010 verilerine göre Türkiye'ye ihracatı, 6 milyar 264 milyon euro. Fransa'nın en fazla ithalat yaptığı ülkeler arasında ise 5 milyar 402 milyon euro ile 16. sırada.

Fransa'nın Türkiye'ye ihracatında ilk sırayı, otomobil yan sanayisi alıyor. 2011 yılında Türkiye'ye bu alanda 761 milyon euroluk ihracat yaptı. Fransa'nın Türkiye'ye ihracatındaki sıralamada otomobiller, uçak ve uçak motorları, eczacılık ürünleri ve plastik hammaddeleri, sonraki sıraları alıyor. Fransa'nın 2010 yılı ithalatında 1 milyar 862 milyon euro ile yine otomobiller ilk sırada. Geçen yıl Türkiye'den 412 milyon euroluk iç giyim ürünü, 292 milyon euroluk da beyaz eşya aldı. Deri, otomotiv yan sanayi, tekstil ve elektronik ürünleri de Fransa'nın Türkiye'den ithal ettiği önemli kalemler arasında bulunuyor.

FRANSIZ MALLARI;

(Barkodları 30 ve 37 ile başlayan ürünler Fransa’dan ithal edilmiş demektir.)

Akaryakıt: Total, Elf

Süpermarket: Carrefour, Gima, Dia, Endi, ChampionSA

Seyahat: Air France

Tatil-Turizm: Club Med, Fransa’da tatil

Kurs: Fransız Kültür Merkezi

Giyim-Aksesuar: Pierre Cardin, Lacoste , Louis Vuitton, Yves Saint Laurent, Fred Joaillier, Givenchy, Berluti, Christian Lacroix, Louis Vuitton Malletier, Thierry Mugler, Berluti, Daniel Hechter, Cacharel, René Derby, Sonia Rykiel

Deri Giyim: Etam, Louis Vuitton Malletier, Hermes, Fred Joaillier, Givency

İç Çamaşır: Valeo

Otomobil: Renault, Citroen, Peugeot

Oto Lastik: Michelin, Uniroyal, Recamic

Bilgisayar/İletişim Ürünleri: Sagem

İzolasyon, İnşaat: Ondulin Avrasya (Onduline -Bitüline-Isoline)

İnşaat, Çimento: Weber Markem, Lafarge , Chryso

İlaç Firmalari: Pierre Fabre Medicament, Guerbet, Fournier, Sanofi (Aventis&Synthelabo&Pasteur), Servier

İlaç: Allegra Antihistamine, Stimate, Novalgin, Novahistine, Nicoderm, Benzamycin, Benzac, Benzagel

Finans: Societe General Bankasi, TEB (Türk Ekonomi Bankasi, BNP)

Kozmetik: Revitalizing, Rene Furtherer, Pierre Fabre, Phas, Orlane, No Problem, Moisture Whip, Miami Chill, L’Oreal, Long Wearing Nail Polish, Long Wearing Makeup, Long Wearing Lipstick, Les Meteorites, Le Monde en Parfum, Le Crayon Glace, Lancome, Kiotis, Guerlain, Great Lash, Galerie Noemie, Fresh Lash, Dulcia, Dr. Pierre Ricaud, Daniel Jouvance, Clarins, Christian Dior, Biotherm, Accentous, La Roche Posay, Vichy

Mutfak Eşyası: Tefal, T-Fal

Yemek çeki: Sodexho, Ticket Restaurant

Bebek Maması: Bledina, Mellin

Bebek Giyim: Petit Bateau, DPAM

İçecek: Athlon, Orangina, Janeiro Fruit Drink

Yoğurt: Danone, Tikvesli , Yoplait, Delisle, Sprinkl’ins

Şişe Su: Perrier, Danone, Hayat, Evian

Peynir: Tourtrain, Vieux Boulogne, Taillefine, St. Albray, Roquefort, Precious, New Holland, Mountain Farms, Montrachet, Lepetit, Montagnard, La Vache Qui Rit , Arpin, Bel Paese, Belle Des Champs, Boisange, Brie, Camembert, Chamois D’or, Entremont, Etorki, Fine Bouche, Fromageries Riches Monts, Geramont, Gerard, Gervais, Jockey

Şekerleme: La Pie qui Chante

CD Çalar: RCA

Video Kamera: RCA, Small Wonder, RCA, Pro Wonder

Konyak: Martell, Napoleon, Remmy Martin, Mumm Vsop, Hine

Şampanya: Veuve Clicquot, Rozes, Piper Heidsieck, Moet And Chandon, Mercier, Krug, Canard-Duchene

Bira: Mahou

Brendi: Dorville, Mouquin

Endüstriyel Ürünler: Merlin Gerin, Franklin France, Duval Messien Satelit, Helita Pulsar, Legrand, Metesan, Areva, Groupe Schneider

Sanayi Ürünleri: SNR Rulmanlari

Elektrik Ürünleri: Telemechanique, Merlin-Geren, Square-D

Çelik Sektörü: Borcelik Celik San . (Borusan Holding), Arcelor

Denizcilik/Yat/Yelken: Beneteau (Jeanneau)

Müzik Çalar: RCA

Tarım/Aşı: Ceva

Laboratuar ve Test cihazları: Chopin

24 Kasım 2011 Perşembe

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.
Van depreminde hayatını kaybeden tüm öğretmenlerin de ruhu şâd olsun.

Öğretmenler Gününün Kısa Tarihçesi;
Türkler, ilk önceleri Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanıyordu.
8. Yüzyıldan itibaren, İslamiyetin kabul edilmesiyle birlikte Uygur alfabesi bırakılarak Arap alfabesine geçilmiştir.
Kurtuluş Savaşı’nı kazandıktan sonra, 29 Ekim 1923′te Cumhuriyet’i kuran ulu önder Atatürk, askeri ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda birçok yeniliği başlatmıştır. Bu yeniliklerden biri de, 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı kanunla, Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin kabulü olmuştur.
Bu tarihten itibaren yeni harflerin öğrenilmesi ve okur yazar sayısının artırılması konusunda büyük bir seferberlik başlatılmıştır.
24 Kasım 1928 tarihinde açılan, Millet Mektepleri’nde, yaşlı, genç, çocuk, kadın… herkese yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir.
Millet Mektepleri’nin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

16 Kasım 2011 Çarşamba

30.İSTANBUL KİTAP FUARI

30. İstanbul Kitap Fuarı 12 Kasım Cuma günü açıldı.

Fuar için ayrıntılı bilgileri resmi web sitesinden öğrenmek için, tıklayın.

TÜYAP FUAR VE KONGRE MERKEZİNE ULAŞMAK İÇİN;

1. TÜYAP FUAR VE KONGRE MERKEZİ'NE
FUAR SÜRESİNCE GEÇERLİ ÜCRETSİZ SERVİSLER

ANADOLU YAKASINDAN GELENLER İÇİN
BAKIRKÖY DENİZ OTOBÜSLERİ İSKELESİ OTOPARKI

Geliş: 10.00 - 16.00 saatleri arasında her yarım saatte bir hareket edecektir.
Dönüş: 14.00 - 19.00* saatleri arasında her saat başı hareket edecektir.

Otobüs son hareket saati Hafta içi 19.00 - Hafta sonu 20.00 olacaktır.
* 20 Kasım 2011 günü fuar alanından son otobüs hareket saati 19.00 olacaktır.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

METROBÜS İLE GELENLER İÇİN
AVCILAR METROBÜS SON DURAK

Geliş: 10.00 - 17.00 saatleri arasında her 15 dakikada bir hareket edecektir.
Dönüş: 13.00 - 19.00* saatleri arasında her saat başı hareket edecektir.

Otobüs son hareket saati Hafta içi 19.00 - Hafta sonu 20.00 olacaktır.
* 20 Kasım 2011 günü fuar alanından son otobüs hareket saati 19.00 olacaktır.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

BÜYÜKÇEKMECE - FUAR ALANI SEFERLERİ

ECZANE- BÜYÜKÇEKMECE ANA ÜST GEÇİT-FUAR ALANI
duraklarından 11.00 - 13.00 - 15.00 saatlerinde yapılmaktadır.

Fuar alanında dönüşler 16.00 ve 18.00 saatlerinde yapılacaktır.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

BAHÇEŞEHİR SERVİS SAATLERİ

KALKIŞ: BAHÇEŞEHİR F ÇARŞISI YANI-KIZLI HAVUZ BELEDİYE OTOBÜS DURAĞI ÖNÜ
TÜYAP’A GELİŞ: 13.00-13.30-14.00-14.30-15.00 VE 15.30 SAATLERİNDE HAREKET EDECEKTİR.
TÜYAP’TAN DÖNÜŞ: 17.00-19.00-20.00* SAATLERİNDE HAREKET EDECEKTİR.
(HAFTA İÇİ VE SON GÜN KALKIŞ 19.00’DUR)

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

HAFTA İÇİ

MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ (Fındıklı)
Geliş: 10.00 - 13.00
Dönüş: 16.00

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

2. İETT OTOBÜSLERİ HAREKET NOKTASI VE SAATLERİ

Durak Yeri

Fuar Süresince geçerli hareket saatleri

Avcılar Metrobüs
Son Durağı

Fuara Geliş
10.30 / 16.00 arası

Fuardan Dönüş*
13.00 / 19.00 arası

Fuar süresince İETT otobüsleri, metrobüs noktasından on beş dakika arayla hareket edecektir.
- Avcılar hareket noktasından, 1 bilet (tam / indirimli) geçerlidir.

İETT önceden bildirmeksizin hareket yeri ve saatlerini değiştirme hakkına sahiptir.
* 20 Kasım 2011 günü fuar alanından son otobüs hareket saati 19.00 olacaktır.

METRO İLE GELENLER İÇİN
3. TÜYAP FUAR VE KONGRE MERKEZİ'NE YENİBOSNA'DAN ULAŞIM
- Yenibosna'dan Büyükçekmece - Çatalca - Silivri otobüsleri ile fuar alanına ulaşılabilir.

*Ulaşım bilgileri fuarın kendi web sitesinden alınmıştır.

23 Ekim 2011 Pazar

VAN'DA DEPREM!

Van'da, saat 13.42'de merkez üssü Tabanlı köyü olan 6.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bölge iller ve Irak'ın kuzeyindeki Duhok ve çevre yerleşim birimlerinde de hissedilen depremin büyüklüğü daha sonra Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünce 7.2 olarak güncellendi.

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, bu depremin ardından bölgede büyüklükleri 2.9 ile 5.5 arasında değişen artçı sarsıntılar meydana geldiğini bildirdi. -Erciş ilçesinde ciddi hasara yol açan depremde Muradiye ilçesinde devlet hastanesi boşaltıldı.

-Türk Kızılay’ı, Erzurum, Muş ve Elazığ Yerel Afet Müdahale ve lojistik merkezlerinden çok sayıda çadır, battaniye ve gıda malzemesinin bölgeye doğru yola çıkardı.

-Depremin ardından Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ, programlarını yarıda keserek Van'a gitti. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Van'da meydana gelen depremle ilgili, ''Biz bölgeye süratle sağlıkla ilgili güçlerimizi intikal ettiriyoruz'' dedi.

-Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) yapılan açıklamada, Van ve ilçelerinde çok kuvvetli hissedilen depremin ilk belirlemelere göre hasar ve can kaybı meydana getirdiği belirtildi.

-Van Ferit Melen Havaalanı'ndaki ulaşımı etkilemediği belirtilen deprem, Bitlis'te de çok sayıda evin, Muş'ta ise iki caminin minareleri yıkılmasına neden oldu.

-Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Van'da meydana gelen deprem nedeniyle il merkezinde 10 bina, Erciş'te 25-30 bina ve 1 öğrenci yurdunun yıkıldığını bildirdi. Bakan Atalay, ''Her türlü imkânlarımız seferber oldu. Olayın büyüklüğünü, hasarın kapsamını verilen bilgiler dışında henüz bilmiyoruz. Ama en azamisini dikkate alarak, kurtarma, yardım, barınma ihtiyaçlarıyla ilgili hizmeti anında ulaştırmak istiyoruz. Bütün acil aramalar 112 ve 155 ile yapılacak'' diye konuştu.

-Ulaştırma Bakanı Yıldırım, ''Deprem dolayısıyla acil yardıma ihtiyacı olan, o bölgedeki vatandaşlarımız, kendilerine ulaşılabilmesi, yardım yapılabilmesi için 112-155'e mesaj atabilirler, arayabilirler'' dedi.

-Ankara Büyükşehir Belediyesi 18 kişilik arama kurtarma ekibini Van'a gönderdi

-Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde (YYÜ) eğitime bir hafta ara verildi.

-Genelkurmay Başkanlığının, Van'daki depreme acil müdahale için 3 nakliye uçağını Başbakanlık Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) emrine tahsis ettiği bildirildi.

-Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Van'daki deprem bölgesine kontrollü olarak elektrik verdiklerini, hastanelerin elektrik ihtiyacını karşıladıklarını bildirdi.

-Kriz masası oluşturulan Erciş'te yaralanan bazı vatandaşlar Ağrı'nın Patnos ilçesinde tedavi altına alındı.

-Arama Kurtarma Derneği (AKUT) ekiplerinin, deprem bölgesine ulaşmaya başladığı bildirildi.

-Van'a Erzurum, Ardahan, Kars, Iğdır ve Ağrı'dan ambulans, ambulans helikopter, iş makinesi, arama kurtarma ekipleri ve sağlık görevlileri gönderiliyor

-Bitlis Devlet Hastanesi Başhekimi Tezcan Sezgin, Van'da meydana gelen depremin ardından bazı basın kuruluşlarının Bitlis Devlet Hastanesi'nin hasar gördüğüne dair bilgiler yer aldığını, ancak hastanede durumun normal olduğunu söyledi.

-İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ekipleri, Van'da meydana gelen depremin ardından bölgeye hareket etti.

-Türk Kızılay’ının gönderdiği yardım malzemeleri bölgeye ulaşmaya başladı.

-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'DAP'' adlı özel uçak ile saat 17.40'ta Van'a hareket etti. Erdoğan ile İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ile Başbakan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'da aynı uçakla Van'a gitti.

Kaynak: (http://www.haberaktuel.com/van-da-deprem-2011-internet-sitemizde-aktuel-haberi-491711.html)


19 Ekim 2011 Çarşamba

HAKKARİ'DE 24 ASKERİMİZ ŞEHİT OLDU!

Ne yazık ki az önce Güneydoğu'dan kötü haber geldi.
*Rabbim hayatını kaybeden şehitlerimize Rahmet, yakınlarına sabır versin, PKK illetini başımızdan def etsin.

Hakkari'de çatışma: 24 şehit!

Yüksekova ve Çukurca'daki saldırılarda ilk bilgilere göre 24 asker şehit oldu, 18 asker yaralandı.

Yüksekova ve Çukurca'daki eş zamanlı terör saldırılarında çok sayıda asker şehit oldu. İlk bilgilere göre çatışmalarda 24 şehit, 18 yaralı olduğu belirtiliyor.

Yüksekova İlçe Emniyet Amirliği ile bazı askeri birliklere saat 00.30 sıralarında terör örgütü PKK üyeleri tarafından eş zamanlı taciz atışı yapıldı. Güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesi üzerine sıcak temas sağlandı.

Terör örgütü PKK üyeleri ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ederken, Hakkari'den de takviye ekiplerin istenmesi üzerine Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü harekete geçti.

Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'na da bilgi verilmesi üzerine ilçeye helikopterler gönderildi. Bazı görgü tanıkları da ilçe merkezinde çatışmaların yer yer devam ettiğini belirttiler.

7 Ekim 2011 Cuma

STEVE JOBS HAYATINI KAYBETTİ!


26 Eylül 2011 Pazartesi

PAZAR FİLESİNE DÖNÜŞ

Etrafınıza bir bakın! Heryer poşet atıklarıyla dolu.
Evimizde dahi bir sürü poşet var. Marketlerden fazla fazla poşet alıyoruz. Sağlam kalanını çöp torbası yapmak için. En ufak bir ıvır zıvır, kitap, toka için dahi poşetlerle donatıyoruz ellerimizi. Bu poşetler geri dönüşüm maliyeti yüksek olduğu için sürekli yeniden üretiliyorlar, ve her an hayatımızdalar. Peki hiç düşündük mü bu poşetlere noluyor? Doğada çöp olarak birikiyorlar, ve yok olmaları 400 yıl sürüyor. Her birimiz poşet kullanımımızı azaltarak bu gidişatı durdurabiliriz. Türkiye’de 5 kişiden biri naylon poşet yerine alışverişlerinde bez torba kullansa, bir nesil boyunca ülkemiz 31 milyar 46 milyon 400 bin naylon poşetten kurtulacak.
Çünkü, bez torba kullanmak, bir kişi için haftada 6, ayda 24, yılda 288, yaşam boyunca ise 22 bin 176 plastik poşeti kullanmamızı engelliyor
kaynak:
http://pazarfilesi.blogspot.com/

Evet doğaya bir destek de biz verelim özellikle mutfak alışverişimizi yapan biz bayanlar bu gidişata dur diyelim... Pazar filesi ve kumaş torbalarımızı kullanalım.

Mutfaktan Sesler blogunun sahibi olan arkadaşımız "Pazar Filesine Dönüş" etkinliği başlatmış.
Yıllardır bu tarz çantalar kullandığım için bu etkinliğe seve seve katılıyorum ve herkesi de etkinliğe katılmaya ve hayatlarında poşet çantaları çıkarmaya davet ediyorum.

Ben ilk çevreci çantamı yıllar önce Carrefour'dan aldım.
2 tane eskittim, tekrar 2 tane daha aldım.
Bugünler de Carrefour yeni bir kampanya başlatmış, kullanmış olduğumuz bu çantaların eskilerini ücretsiz olarak yenisi ile değiştiriyormuş.
"Ömür boyu bir kere satın almanız yeter" diye afiş hazırlamışlar.
Şimdi beyaz renkte farklı bir tasarımda yeni çanta çıkarmışlar birde ondan aldım.
Yeşil renkte olan Carrefour çantaları çok kullanışlı, pazarda hiç çekinmeden yere bırakıyorum.

Bu yaz Bim'in satışa sunduğu çantalar da çok şık fakat açık renkte olduğu için pazarda yere bırakamıyorsunuz.
Bim'in çantalarını mağaza ve market alışverişlerimde kullanıyorum.
İlk resimde yer alan fileyi Eminönü'nden 2 Lira'ya aldım.
Onu da eşim kullanıyor.

8 Eylül 2011 Perşembe

İSTANBUL KART

Bugünlerde İstanbul Kart almaya çalıştınız mı? Cevabınız "Hayır" ise çok şanslısınız. Bizler İstanbul Kart almaya çalışanlar son haftalarda saç baş yolma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Ben yıllardır klasik Akbil kullanıcısıydım. 
Geçen ay Akbil'imin kullanma süresinin 1 Eylül'de dolacağını belirten bir uyarı ile karşılaştım. 
Bende "tamam o zaman, artık bir İstanbul Kart alırım" diye düşündüm ama heyhat nerede o kolaylık. 
1 aydır sormadığım bayii kalmadı. 
Sorduğum bayiler semtimizde ki küçük bir büfeyi, Bakırköy-Beyazıt-Kabataş gibi merkezi yerlerde ki ana bayileri de kapsadığı halde hiç bir yerde bulamadım. 
Herkes "Ramazan'dan sonra, bayramdan sonra" dedi ama ikisi de geçtiği halde hâla piyasada İstanbul Kart yok! 
Artık Özel Halk Otobüslerinde de nakit uygulaması kalktığı için bu kartlara elimiz mahkum. 
Dün haberlerde gördüm ki bugünlerde pek çok kişi bu durumdan muzdarip. 
 
İstanbul'lular olarak yetkililerin bir an önce bu konuya el atmasını, bizi bu sıkıntıdan kurtarmasını istiyoruz.