1 Haziran 2013 Cumartesi

TAKSİM GEZİ PARKI

Taksim gezi parkı son günlerde, gündemden hiç düşmüyor.
Gezi parkının ağaçlarından bir kısmı kesilince duyarlı vatandaşlarımız parka sahip çıktı.
Sonuna kadar onların yanındayım, ağaçların kesilmesini hiç birimiz istemiyoruz.
Doğa ve gezi parkı için orada olanlara müdahale edilmesini kınıyorum.
Fakat olay öyle bir hale geldi ki polis ile vatandaş karşı karşıya geldi.

Önce olayların başlama sebebini verelim;
Taksim'in yayalaştırılması projesi kapsamında eskiden Taksim'de bulunan Halil Paşa Topçu Kışlasının yeniden inşaası için Taksim Gezi Parkı'nda kurulan şantiyeye, yıkım ekipmanları 28 Mayıs 2013'ün ilk saatlerinde getirildi.
Durumdan sosyal medya aracılığıyla haberdar olan çevre eylemcileri ve onları destekleyen halk, parka kamp kurarak nöbete başladı ve günün ortasında başlayan yıkımı engellemek istedi ancak gösterilere rağmen yıkım sürdü.
Sonra park hakkında kısacık bir bilgi vereyim;
Taksim Gezi Parkı, İstanbul'un Beyoğlu İlçesi'nde bulunan ve Taksim Meydanı ile Elmadağ semtleri arasında yer alan şehir parkıdır.

Gezi Parkının bulunduğu yerde 1806 yılında Halil Paşa Topçu Kışlası adıyla Osmanlı, Rus ve Hint mimarisinden izler taşıyan büyük ve ihtişamlı bir topçu kışlası yapıldı. Kışla binası pek çok savaş gördü. Özellikle, 31 Mart Olayları'ndan sonra önemli hasarlar aldı ve onarım bekledi. Ancak mimari ve tarihi açıdan önemine rağmen kışla, 1940 yılında dönemin İstanbul Valisi Lütfi Kırdar tarafından, Henri Prost'un hazırladığı imar planı çerçevesinde yıktırıldı.

Kışla yıkılmadan önceki yıllarında, içindeki alan düzenlenerek Taksim Stadı olarak spora açıldı. Türkiye Milli Futbol Takımı ilk resmi futbol maçını Romanya ile, Gezi Parkı'nın bugün bulunduğu, bu statta 26 Ekim 1923'de oynadı ve maç 2-2 berabere sonuçlandı.

Kışlanının yıkılması sonrası, çevrede yapılan otellere tahsis edilen alanlar ve düzenlemeler ile parkın kapladığı alan zaman içinde küçüldü. Buna rağmen İstanbul'un merkezinde önemli bir dinlenme alanı oldu ve sık sık düzenlemelerle görünümü değişti.
Kaynak


Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak!
Kızılderili Atasözü

Parkta ki tek bir ağacın, bitkinin zarar görmesine hepimiz karşıyız.
Fakat farkında mısınız?
Olay parkın kurtarılması derecesini aştı, hükümeti düşürme, ülkeye zarar verme noktasına geldi.
Sosyal medyada gerçek olduğu şüpheli olan asparagas binlerce haberler çıktı.

Bugün kameralar gösterdiği sürece İstiklal Caddesini takip ettim.
Parkta ki duyarlı, doğa için direnen vatandaşlardan daha çok ortalığı savaş alanına çevirmeye çalışanlar vardı.
Doğa ve yeşillik için tek bir pankart ve afiş İstiklal Caddesinde yoktu.
İlerleyen dakikalarda ortaya birden bire kominist parti bayrakları, kızıl yıldızlı bayraklar ve daha pek çok gösteri malzemesi çıktı.
Ne oldu, doğa savaşçıları nereye gitti?


Faşizme karşı omuz omuza!!!...
Ne faşizmi, siz doğa için orada değil misiniz?



Allah orada ki gerçek doğa severin ve esnafın yardımcısı olsun.
Provakasyona sebep olanlara fırsat vermesin.
Parkı kurtaralım derken ülkemiz elimizden kayıp gitmesin!
*Resimler İ.B.B'nin İstiklal Caddesi kameralarından çekilmiştir.

1 yorum:

Ceyda Çiçek dedi ki...

Sonunda doğru birşeyler bulabildim ağzına sağlık canım.. seni de bana beklerim..

Yorum Gönder

Yorum yazmak için;
Google hesabınız yoksa "Anonim" bölümünü işaretleyerek
yorumunuzu yazabilirsiniz.
İsminizi yazmayı unutmayın!...