31 Aralık 2013 Salı

MUTLU YILLAR!

Yeni yılınız kutlu olsun.
Rabbim hepimize önce sağlık, huzur, helal kazanç, hayırlı iş, aile saadeti nasip etsin.
Ülkemizi her türlü görünür, görünmez belalardan ve kazalardan, afetlerden, depremlerden, savaşlardan, fitne ve fesatlardan, provokatörlerden, fenalığı için uğraşanlardan korusun.
(Amin)
"Afiyetle Kalın"

6 Aralık 2013 Cuma

NELSON MANDELA HAYATINI KAYBETTİ!

Güney Afrika'nın efsane lideri Nelson Mandela hayatını kaybetti.

NELSON MANDELA KİMDİR?


Nelson Rolihlahla Mandela (d. 18 Temmuz 1918 - ö. 5 Aralık 2013), Güney Afrika'lı Anti Apartheid aktivisti, 1994'ten 1999'a kadar ilk defa tüm halkın katıldığı seçimlerdeki Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ilk devlet başkanıdır. Yönetimi, Apartheid'ın mirasının dağılmasına, ırkçılığı engellemeye, fakirlik ve eşitsizliğe odaklanmıştır. Siyasi görüş olarak Demokratik Sosyalist olan Mandela, Afrika Ulusal Konseyi siyasi partisinde 1990'dan 1999'a kadar parti başkanlığı yapmıştır.

Bantu dillerine ait olan Kosa (Xhosa) dilini konuşan Tembu (Thembu) kabilesinde, kabile şefinin oğlu olarak doğan Mandela, Fort Hare Üniversitesi ve Witwatersrand Üniversitesi'nde hukuk eğitimi gördü. Johannesburg'un ilçelerinde yaşarken anti-sömürgeci görüşe dahil oldu ve ANC'ye katılarak bu partinin gençlik kolunun kurucu üyesi oldu. 
Ulusal Parti, Apartheid'ı 1948'de uyguladığında, ANC'nin 1952'deki Başkaldırı Mücadelesi (Defiance Campaign)'nde göze çarptı ve Halk Kongresinde buna bağlı olarak Transvaal ANC koluna başkan olarak seçildi. Avukat olarak çalışırken sürekli olarak kışkırtıcı aktivitelerden ve 1956'dan 1961'e kadar süren İhanet Duruşmaları'ndan dolayı tutuklandı. 
Başlangıçta şiddet içermeyen protestolar olacağını söylemesine rağmen Güney Afrika Komünist Partisi ile işbirliği yaparak 1961'de devlet hedeflerine bombalama yapan militan Umkhonto we Sizwe (MK)'yi kurdu. 1962'de tutuklandı ve hükümeti alaşağı etmek için komplo kurmak ve sabotaj etmekten dolayı ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. 
Mandela cezasını önce Robben Adası'nda daha sonra Pollsmoor Hapishanesinde çekti.
Bu esnada salıverilmesi için 1990'da yani 27 yıl sonra onay verilecek uluslararası bir kampanya düzenlendi. Hapishaneden çıktıktan sonra ANC başkanı olan Mandela otobiyografisini yazdı ve başkan F.W. de Klerk ile 1994'de tüm halkın katıldığı ve ANC'nin büyük çoğunlukla kazandığı bir seçimin kurulması Apartheid'ın sona erdirilmesi için görüşmelere sebep oldu. 
Devlet Başkanı olarak yeni bir anayasa oluşturdu ve toprak reformu, yoksullukla mücadele ve sağlığın iyileştirilmesi gibi politikaları uygularken Doğruluk ve Uzlaşma Komisyonu'nu geçmişte yaşanan insan hakları ihlalini araştırması için oluşturdu. 
Uluslararası olarak Libya ve Birleşik Krallık arasında olan Lockerbie Faciası görüşmeleri sırasında arabulucu olarak rol oynadı. 
İkinci bir seçime katılmayı reddetti ve yerine seçimle yardımcısı Thabo Mheki geçti. Mandela daha sonra ulusal lider olarak hayır işlerinde yer aldı ve daha çok yoksullukla ve AIDS ile mücadele etti.

Mandela, anti-sömürgeci ve anti-apartheid görüşü ile uluslararası beğeni topladı ve 1993'deki Nobel Barış Ödülü, Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı Özgürlük Madalyası ve Sovyet Lenin Nişanı da dahil olmak üzere 250'nin üzerinde ödül kazandı. 
Güney Afrika'da "Ulusun Babası" olarak görülmekte, aynı zamanda çoğunlukla Kosa Kabilesi ismi olan Madiba olarak da anılmaktadır.

*Bilgi bu adresten alınmıştır, yazının devamını aynı adresten okuyabilirsiniz.



24 Kasım 2013 Pazar

ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Bütün öğretmenlerimizin "Öğretmenler Günü" kutlu olsun.

ÖĞRETMENLER GÜNÜ;
Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini icra eden kimseleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir kutlama günüdür.

Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetler arası Özel Konferansı”nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür.

Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. 
Örneğin 12 Arap ülkesinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Katar, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen ) her yıl 28 Şubat günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler Gününün tatil olup olmadığı da ülkesine göre değişir.

Türkiye'de Öğretmenler Günü;
Türkiye’de ise her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır.
Bu, 1981 yılında başlamış bir uygulamadır.

24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün "Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür. 
Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk’e "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" ünvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu ünvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi'nin yayınlanması ile resmileşmişti.

Atatürk'ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında, onun "başöğretmen" oluşunun yıldönümlerinde ülke çapında Öğretmenler Günü kutlanmasına karar verildi. 
Öğretmenler Günü ile ilgili kutlamalar, 26 Kasım 1992’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleşir.
Kaynak
 

18 Kasım 2013 Pazartesi

NEJAT UYGUR HAYATINI KAYBETTİ!

Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Nejat Uygur, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
10 Eylül 2007'de beyin damarlarında yaşadığı tıkanıklık nedeniyle vücudunun sol kısmı felç geçiren Uygur, o tarihten bu yana tedavi görüyordu.
Uygur'un saat 19.45 civarında hayata gözlerini yumduğu belirtildi.
Usta tiyatro sanatçısı 86 yaşındaydı.

Nejat Uygur Kimdir?

Nejat Uygur 10 Ağustos 1927 tarihinde  Kilis’te dünyaya geldi.
Öğretmen bir annenin ve subay bir babanın üç çocuğundan ortancası olan Uygur, Kilisli sanatçı İsmail Dümbüllü tarafından keşfedilmiş ve meşhur edilmiştir. Eğitimini Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde tamamlamıştır. İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe'de okumuş ve bu dönemde tiyatroya müsamerelerle başlamıştır. Sarıyer, Çanakkale ve Manisa'da ortaokulu tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi'nin Heykel bölümüne girmiş; fakat mezun olamamıştır.
1943 yılında Sarıyer Halkevi'nde başladığı boksla beraber spora karşı ilgisi artmıştır. Atletizm ve su topu dışında iyi de bir at binicisidir.

 
1950 yılında Necla Uygur ile hayatını birleştirmiştir.
Tiyatroya profesyonel anlamda 1949'da "Nejat Uygur Tiyatrosu" ile adım atmıştır.
13 yıl süren Anadolu turneleri sürecinde sırasıyla Ahmet, ikiz kardeş olan Süheyl ile Süha, Kemal, Behzat adlı beş erkek çocukları dünyaya gelmiştir. 

 
Süheyl ve Behzat babalarının deyimiyle "armut ağacının dibine düşmüş" ve tiyatrocu olmuşlardır.

Önemli tiyatro oyunları;
Alo Orası Tımarhane mi?
Aman Özal Duymasın
Benim Annem Evden Neden Kaçtı
Cibali Karakolu
Hanedan
Hastane mi? Kestane mi?
Kaynanatör
Miğferine Çiçek Eken Asker
Minti Minti
Sizinki Can da Bizimki Patlıcan mı?
Son Umudum Milli Piyango
Şeyini Şey Ettiğimin Şeyi
Şeytandan 29 Gün Evvel Doğan Çocuk (Minti Minti 2)
Zamsalak

Filmleri;
2007 - Beyaz Melek
2004 - Vizontele Tuuba
1974 - Cafer'in Nargilesi
1971 - Cafer Bey İyi, Fakir Ve Kibar
1970 - Cafer Bey
 
Ödülleri; 
2007 - Altın Kelebek TV Yıldızları Yarışması "Tiyatroya Destek Yılı Özel Ödülü"
2006 - Kemal Sunal Kültür Sanat Ödülü “En İyi Tiyatrocu”
1999 - 22. Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri "Belkıs Dilligil Onur Ödülü"
Ayrıca;
1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.

 

Hayatının son yılları ve Ölümü; 
Uygur, 10 Eylül 2007'de beyin damarlarında oluşan bir tıkanıklık nedeniyle vücudun sol tarafında kısmî felç geçirmiştir. 
Sağlık durumuna ilişkin yapılan basın toplantısında Uygur'un sol kolunu hareket ettiremediği, yüzünde kayma olduğu, bacağında biraz hareket olduğu, konuşmasının ise düzgün olduğu ifade edilmiştir.
Oğulları Süheyl ve Behzat Uygur son açıklamalarında Nejat Uygur'un artık geçmişiyle yaşadığını söylemişlerdir.
Usta tiyatro sanatçısı Nejat Uygur, uzun süre hastanede tedavi görmesine rağmen 18 Kasım 2013 günü solunum yetmezliği sebebiyle 86 yaşında hayata gözlerini yumdu.



16 Kasım 2013 Cumartesi

AVRASYA MARATONU YARIN KOŞULACAK!

Eski adıyla Avrasya Maratonu, yeni adıyla Vodafone İstanbul Maratonu yarın sabah İstanbul'da koşulacak.



YÜRÜYÜŞ TARİHİ
Halk Yürüyüşü 17 Kasım günü, saat 09.30'da başlayacaktır.

YARIŞ SABAHI START NOKTASINA ULAŞIM
Yürüyüşün yapılacağı 17 Kasım 2013 Pazar günü sabah, Taksim Meydanı ve Mecidiyeköy'den 07.00-08.00 saatleri arasında ücretsiz otobüsler kaldırılacaktır.

BAŞLANGIÇ ve BİTİŞ NOKTALARI
Altunizade Köprüsü altından başlayacak ve Beşiktaş, Dolmabahçe'de son bulacaktır.

DİKKAT;
İstanbullulardan yoğun ilgi gören metrobüs hattı, 17 Kasım Pazar günü 35. kez koşulacak Vodafon İstanbul Maratonu nedeniyle Avrupa yakasında 06.30-12.30 saatleri arasında Beylikdüzü-Zincirlikuyu arasında hizmet verecek.

Pazar günü Boğaziçi Köprüsü’nün maraton boyunca araç trafiğine kapalı olması nedeniyle Anadolu yakasında ise metrobüs seferleri yapılamayacak.

Ayrıca maraton boyunca trafiğe kapatılacak yolların listesi için, tıklayın.


10 Kasım 2013 Pazar

ATATÜRK'ÜN VEFATININ 75. YILI

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 Perşembe sabahı saat 09:05'te İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda hayatını kaybetti.
Cenazesi büyük bir törenle Ankara'ya uğurlandı ve Atatürk 21 Kasım 1938 günü Ankara'da yapılan büyük bir törenle Ankara Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine konuldu.
Bundan 15 yıl sonra da 10 Kasım 1953'te kendisi için yaptırılan Anıtkabir'deki ebedi istirahatgahında toprağa verildi.

Ağlayalım Atatürk'e
Ağlayalım Atatürk'e
Bütün Dünya kan ağladı,
Süleyman olmuştu mülke,
Geldi ecel, can ağladı,

Atatürk'ün eserleri,
Söyleyecek bundan geri,
Bütün dünyanın her yeri
Ah çekti, vatan ağladı.

Bu ne kuvvet, bu ne kudret,
Var idi bunda bir hikmet
Bütün Türkler, İnönü İsmet,
Gözlerinden kan ağladı.

Uzatma Veysel bu sözü
Dayanmaz herkesin özü,
Koruyalım yurdumuzu,
Dost değil, düşman ağladı.

Şüphesiz bu dünya fani,
Tanrının aslanı hani,
İnsi cini cemi mahlûk,
Hepsi birden ağladı.

İskender-i Zülkarneyin,
Çalışmadı bunca leyin,
Her millet ATATÜRK deyin,
Cemiyeti akvam ağladı.


Aşık Veysel Şatıroğlu



9 Kasım 2013 Cumartesi

SAVAŞ AY HAYATINI KAYBETTİ!

Sabah gazetesinin usta kalemi, A Takımı'nın kaptanı duayen gazeteci Savaş Ay Samatya'da ki İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde vefat etti. 
Usta gazeteci Savaş Ay, bir süredir gırtlak kanseri nedeniyle Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görüyordu.
Boğazındaki kitle için yaklaşık 10 yıldır radyoterapi tedavisi gördüğü kaydedilen Savaş Ay'ın, ameliyat olmayı kabul etmediği öğrenildi.
Kitlenin büyümesi ve nefes borusunu tıkaması nedeniyle yaklaşık 1,5 aydır Fatih Kamu Hastaneleri İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören Ay'ın bugün saat 14.30 sıralarında kalbinin durduğu, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybettiği ifade edildi.
 
Savaş Ay Kimdir?
Türk televizyonlarında ses getiren işlere imzasını atan muhabir ve gazeteci Savaş Ay,
26 Mart 1954 yılında İstanbul'da doğdu.
Çocukluk yılları İstanbul Üsküdar Selamsız'da geçti.



Ünlü ses sanatçısı Şükran Ay ile ünlü sihirbaz ve gösteri sanatçısı Turan Ay'ın oğludur.
Çocukluk yılları anne ve babasının ünlü birer sanatçı olması sebebiyle kulislerde ve birçok şehirde dolaşmakla geçmiştir.

Marmara Ticari Bilimler Akademisi'nde eğitimini tamamladı.
Gazeteciliğe 1974 senesinde Dünya gazetesinde muhabir olarak başladı.
Tercüman, Vatan, Milliyet, Sabah gazetelerinde ve Akajans'ta görev aldı.
Atv, TGRT, Kanal D, Kanal 6, Show TV, Flash TV, tekrar atv, Star TV ve Kanal 1'de A Takımı adlı tartışma programını yaptı.
2000 yılında Beyazıt Öztürk ve Kerem Alışık'ında oynadığı Dansöz adlı filmin yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını yaptı.
Ulaş Can Ay isimli, ses sanatçısı bir erkek çocuğa ve Sanem Ay adında, bir kız çocuğa sahiptir.
Ayrıca bazı programlar yapıp yoksullara yardımcı olmuştur.

Savaş Ay, yıllardır mücadele verdiği kanser hastalığına 9 Kasım 2013 günü tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Cenaze Töreni:


Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta gazeteci Savaş Ay için ilk tören yıllardır çalıştığı Sabah Gazetesi önünde saat 10.00'da düzenlenecek. 
Savaş Ay için bir diğer tören ise Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda saat 11.30'da olacak. 
Usta gazeteci Fatih Camii'nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Topkapı Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
 


3 Kasım 2013 Pazar

32.ULUSLARARASI İSTANBUL KİTAP FUARI

 32.Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı Başladı
TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile 2-10 Kasım 2013 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece’de düzenlenen 32. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı; 650 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımı, 300 etkinlik ve yüzlerce imza ile kapılarını kitapseverlere açtı.

Onur Yazarı Prof. Dr. Taner Timur ve Tema “Geçmişteki Gelecek”
Kitap Fuarları Danışma Kurulu tarafından alınan kararla tarihçi akademisyen Prof. Dr. Sayın Taner Timur 32. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı “Onur Yazarı” olarak belirlenirken fuarın ana teması ise “Tarih: Geçmişteki Gelecek” olarak kararlaştırılmıştır.  Fuar süresince Prof. Dr. Taner Timur’un katılımıyla paneller ve söyleşir düzenlenecektir. TÜYAP tarafından Timur’un yaşamı ve çalışmalarından oluşan bir kitap hazırlanmaktadır.

Konuk Ülke: Çin Halk Cumhuriyeti 
32. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı Onur Konuğu olarak belirlenen Çin Halk Cumhuriyeti,
2-5 Kasım 2013 tarihleri arasında Uluslararası Salonda yer alacak. Çin’den 100’ün üzerinde yayınevi katılırken fuar süresince yazarların katılımıyla etkinlikler düzenlenecek. Çin edebiyatının önemli isimleri fuarın konuğu olacak. Çin Halk Cumhuriyeti yayın sektörünün önde gelen temsilcileriyle Türkiye’den yayıncılarla bir araya gelerek sektörel buluşmalar gerçekleştirecektir. Çin Halk Cumhuriyeti’nin programında söyleşiler, paneller, kaligrafi atölye çalışmaları, profesyonel buluşmalar ve sergiler de yer alacak.

Bu yıl, Uluslararası Salon kapsamında 40 ülkeden 200 yayınevi, telif ajansları ve yayıncı birlikleri 2-5 Kasım 2013 tarihleri arasında 12 no’lu holde yer alacaktır.

Fuarın Yeni Salonları: Dijital Yayıncılık ve Eğitim Salonları
Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı bu yıl da yayıncılık sektörünün gelişen yüzü dijital yayıncılık, e-kitap ve yeni uygulamaları “Dijital Yayınlar” salonu ile okuyucu ve katılımcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Salon içinde yer alacak FORUM alanında ise sektördeki gelişmeler ve yenilikler katılımcılarla buluşacak.

Kitap Fuarı’nın bir diğer yeniliği ise özellikle öğrencilere yönelik tüm kaynak kitapların bir arada yer aldığı Eğitim ve Kaynak Kitaplarla Sınavlara Hazırlık Salonu.

Fuar Saatleri Değişti
32. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, hafta içi 10.00-19.00 saatleri arasında, hafta sonu ise geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 10.00-20.00 saatlerinde ziyaret edilebilir. İstanbul Kitap Fuarı, kapanış günü olan 10 Kasım 2013 Pazar akşamı ise 19.00’da sona erecektir.

32. İstanbul Kitap Fuarı, 23. İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2013 il e eş zamanlı gerçekleştirilecektir.


Kaynak ve daha fazla bilgi için tıklayın

29 Ekim 2013 Salı

CUMHURİYET BAYRAMI

Cumhuryetimizin 90. yıl dönümü kutlu olsun.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin her yıl Boğaziçi'nde düzenlediği muhteşem ses-ışık ve havai fişek gösterileri ile ilgili ayrıntılı bilgiyi aşağıda bulabilirsiniz.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Bayramımızın 90. yılını bu yıl da benzersiz ve görkemli bir törenle kutluyor. 
90. yıl kutlamalarının bu yıl ki adresi yine İstanbul Boğazı. 
Kutlamalar havai fişek gösterisi, ses ve ışık gösterileri ile 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızın coşkusuna yakışır görsel bir şölene dönüştürülecek.

    Törenler, Boğaziçi Köprüsü ve Kız Kulesi arasındaki alanda yapılacak.

    Tören, ilk olarak saat 19:00’da ışık gösterisiyle başlayacak. Hemen ardından büyük havai fişek gösterisi ise Ortaköy Meydanı’ndan saat 19:30’da Başkan Topbaş tarafından başlatılacak.

    16 ayrı noktadan 20 tonluk, toplam 48.000'i aşan sayıda havai fişek atışı yapılacak ve her biri 8.000 watt enerji veren toplam 150 skytracer kullanılacak. En büyüğünün ağırlığı 10 kg'ın üzerinde olan havai fişekler İstanbul Boğazı’nda 250 metreye kadar yükselecek.

    Boğaziçi Köprüsü üzerinde 60 ateşleme sistemi yeralacak ve 1.000 m. uzunluğunda ateş şelalesi oluşturulacak.

    15 dakikalık gösteri müziği Fahir Atakoğlu tarafından organizasyona özel olarak bestelendi. Gösterinin koreografisi bu besteye göre yapıldı.

    Gösteriler, canlı yayında Power FM 100 frekansından yayınlanacak ve organizasyon müziği eşliğinde seyredilecek.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin dünya çapında bir şölene dönüştürdüğü organizasyon öncesi ve sırasında 30’u yurt dışından olmak üzere toplam 300 kişilik bir ekip görev yapacak.

    Gösterileri deniz üzerinden takip etmek isteyen basın mensupları için saat 18:45’de Kabataş Şehir Hatları İskelesi’nden tekne hareket edecek.

Ses Sistemi Kurulacak Alanlar

Anadolu Yakası:

        Üsküdar Kuzguncuk Sahili

        Üsküdar Paşalimanı Sahili

        Üsküdar Beşiktaş - Kabataş Motor İskelesi yanındaki park

        Üsküdar Şemsi Paşa Sahili Radar Mevki

        Üsküdar Çamlıca İBB Sosyal Tesisler Bahçesi

Avrupa Yakası:

    Beşiktaş Ortaköy Sahili

    Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa Meydanı

    Beşiktaş Dolmabahçe Çay Bahçesi

    Beyoğlu Kabataş Sahili

    Beyoğlu Fındıklı Parkı

    Eminönü, Üsküdar - Kadıköy İskeleleri Arası

Seyir Noktaları

Anadolu Yakası: Üsküdar Kuzguncuk Parkı, Paşalimanı Parkı, Üsküdar İskele Sahili, Salacak Sahili

Avrupa Yakası: Ortaköy Sahili, Beşiktaş Sahili, Dolmabahçe Sahili
 

Kaynak

28 Ekim 2013 Pazartesi

TOMRİS OĞUZALP HAYATINI KAYBETTİ!

Tiyatro, sinema, dizi oyuncusu, seslendirme sanatçısı Tomris Oğuzalp, bu sabaha karşı 04.30 sularında evinde yaşamını yitirdi.
Oğuzalp, kısa bir süre önce beyin kanaması geçirmiş, bir süre hastanede kaldıktan sonra taburcu edilmişti.

Tomris Oğuzalp Kimdir?


Tomris Oğuzalp 10 Ekim 1932 yılında Trabzon'da dünyaya geldi. 
Çamlıca Kız Lisesi'nin ardından, Ankara Devlet Konservatuvarı yüksek bölümünden mezun olan sanatçı, 1953 yılında Sarı Zeybek ile sinema hayatına atılmış, uzun süre Ankara Devlet Tiyatrosu'nda oyuncu ve yönetici olarak çalışmanın ardından, bir süre de Ankara Sanat Tiyatrosu'nda görev yapmış, daha sonra Kent Oyuncuları'nda bulunmuştur. 
Genellikle karakter rollerinde yardımcı oyuncu olarak rol alan Oğuzalp, aynı zamanda Çasod üyesi ve seslendirme sanatçısıdır.

1986 yılında Trt'de yayınlanan Çalıkuşu dizisinde Hatice Hanım rolü ile hafızalara kazındı.

Harry Potter filminde Ron Weasley'in annesi Mrs. Weasley'i seslendirdi.

Küçük Besleme dizisinde Hayriye Batuhan karakterini canlandırdı.

1980'lerden bu yana 'Kurbağalar', 'Körebe', 'Milyarder', 'Gerilla', 'Akrebin Yolculuğu' gibi filmlerde rol aldı.
1995 yılında 'Gerilla' filminde canlandırdığı karakterle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Altın Portakalı'nı kazandı.
 


Türk halkının hafızasında hep zor ve kötü huylu kadın tiplemeleri ile yer edinmiştir. 


Usta sanatçı için bugün ikindi vakti İstanbul Karacaahmet'te tören düzenlenecek.

26 Ekim 2013 Cumartesi

SAATLERİNİZİ 1 SAAT GERİ ALMAYI UNUTMAYIN!



Gün ışığından daha fazla faydalanmak adına 31 Mart Pazar günü saat 03.00’te geçilen yaz saati uygulaması, 27 Ekim 2013 Pazar günü saat 04.00’ten itibaren saatlerin 1 saat geri alınmasıyla sona erecek.
Bu gece saatlerinizi 1 saat geri  almayı unutmayın!

18 Ekim 2013 Cuma

7.BEYOĞLU SAHAF FESTİVALİ YARIN BİTİYOR!

Beyoğlu Belediyesi tarafından bu yıl 7.si düzenlenen Beyoğlu Sahaf Festivali yarın sona eriyor.
Festival bitmeden bir kaç saatinizi ayırın, eskiye yolculuk yaparak kitapları-dergileri-plakları ve daha pek çok şeyi çok uygun fiyata alın.

7.Beyoğlu Sahaf Festivali;
11.00-22.00 saatleri arasında Tepebaşı / Taksim'de.

Ben Bayramın 3.günü gittim, festivalden çektiğim resimleri buradan görebilirsiniz.

15 Ekim 2013 Salı

HAYIRLI BAYRAMLAR!

Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.

6 Ekim 2013 Pazar

İSTANBUL'UN KURTULUŞU

Bugün İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşunun 90. Yıldönümü.
İstanbul'un Kurtuluşu ile ilgili ayrıntılı yazıyı buradan okuyabilirsiniz.
İstanbul Valiliğinin Kutlama programı;



06 Ekim 2013 Pazar günü yapılacak olan İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunun 90. yıldönümü kutlama programı aşağıdaki gibidir.

10.00 Taksim Anıtındaki Çelenk Sunma Töreni

·İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çelenginin Anıta Sunulması

·Saygı Duruşu, İstiklal Marşı ile Bayrağın göndere çekilmesi.

10:00 Şişli Atatürk Müzesi’nde Buket Koyma Töreni

10:00 Şehrimize İlk Giren Ordumuzu Kumanda Eden Merhum Şükrü Nail Paşa’nın Kabrinin Ziyaret Edilmesi

10:30 İstanbul’un Kurtuluşu Konulu Resim Sergisi ve Kokteyl

11:00 Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Yapılacak Tören

·Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı.

·Devlet Büyüklerimizden gelen mesajların okunması.

·6 Ekim İstanbul’un Düşman İşgalinden Kurtuluşu münasebetiyle İlimizde düzenlenen şiir, resim ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesi.

·Şiir yarışmasında birinci olan öğrenci tarafından şiir okunması.

·Kompozisyon yarışmasında birinci olan öğrenci tarafından eserinin okunması.

·İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi tarafından ‘İstanbul’un Kurtuluşu’ konulu konuşma,

·İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı temsilcisinin konuşması.

·İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kültür Müdürlüğü ve İstanbul Şehir Tiyatroları Müdürlüğü tarafından hazırlanan İstanbul’un Kurtuluşu konulu gösteri.

Kamuoyunun bilgisine sunulur.


27 Eylül 2013 Cuma

TUNCEL KURTİZ HAYATINI KAYBETTİ!

  

Türk sinema-tiyatro ve televizyon dünyası bugün önemli bir oyuncusunu kaybetti.
Tuncel Kurtiz bu sabah evinde 77 yaşında hayatını kaybetti.

Tuncel Kurtiz Kimdir?
Sinema ve tiyatro oyuncusu, yönetmen, yapımcı, senaristtir.
Tuncel Kurtiz 1 Şubat 1936 yılında Kocaeli İzmit’te dünyaya geldi.
Babası Selanik doğumlu bir Türk bürokratı, annesi Boşnaktır.
Üniversitede kısa bir süre hukuk fakültesinde, daha sonra ise filoloji, felsefe, psikoloji ve sanat tarihi bölümlerinde okudu; ancak hiçbirinden mezun olmadı.
"Komünizmden başka yol varmı?" diyen Kurtiz'in, siyasi fikirleri, üniversite yıllarında netleşti. Hayata hep toplumcu ve paylaşımcı pencereden bakan Tuncel Kurtiz, iş hayatına İETT'de elektrik bölümünde çalışarak başladı.
İlk kez 1959 yılında Dormen Tiyatrosu'nda oyunculuğa başlamış olan sanatçı, sinema filmlerinde rol aldı.

Sürü filmiyle zirveye çıkan sanatçı, doğayla iç içe yaşamayı severdi.
1981 Antalya Altın Portakal Film Festivalinde en iyi senaryo ödülünü Nurettin Sezer ile birlikte kaleme aldığı Gül Hasan filminin senaryosuyla kazanmıştır.
2006'da Hacı, 2007'de Asi adlı TV dizilerinde oynadı.
2009 yılının başında vizyona giren olan Güz Sancısı filminde Kamil Efendi karakterini canlandırmıştır.

 
Aynı yıl yayına başlayan Ezel adlı dizide Ramiz Karaeski (Ramiz Dayı) karakterini canlandırmış ve tanınırlığı daha da artmıştır.


Şehir hayatını bırakıp kendine memleket bellediği Kaz Dağları eteklerindeki Çamlıbel Köyü'ne yerleşen aktör, burada ayrı bir sanat çekim merkezi oluşturdu. 
Mirza adlı bir oğlu olan Tuncel Kurtiz, Menend Kurtiz ile evli ve çekimlerden kalan tüm zamanını köyünde yeni kuracağı tiyatro ve sinema stüdyosuyla ilgilenerek geçiriyordu.
2010 Yaz döneminde NTV yeşil ekranlarında Edremit'in Çamlıbel kasabasında eşi ve kayın biraderi ile birlikte işletmekte olduğu Zeytinbağı adlı butik otelde ünlü dostlarını ağırlayarak Tuncel Kurtiz ve Dostları adlı bir program yapmıştır.

Aynı yıl BBC'nin Hayat (Life) belgeselini seslendirmiştir.
Birçok ulusal ve uluslararası ödülünün yanı sıra, Ekim 2011'de 48. Altın Portakal Film Festivali'nde Yaşam Boyu Onur Ödülü aldı.

 
Kurtiz son olarak  Muhteşem Yüzyıl dizisinde Ebusuud Efendi karakterini canlandırıyordu.
27 Eylül 2013'te İstanbul Etiler'deki evinde düşerek başını çarpması sonucu 77 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Ünlü oyuncu için yarın Muhsin Ertuğrul’da tören yapılacak.
Tuncel Kurtiz’in cenazesi pazar günü Balıkesir Güre’de toprağa verilecek.


16 Eylül 2013 Pazartesi

OKULLAR BUGÜN AÇILIYOR!



Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında 2013-2014 eğitim-öğretim yılı 16 Eylül Pazartesi günü (bugün) başladı.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı imzasıyla yayımlanan genelgede, 2013-2014 eğitim-öğretim yılına ait çalışma takviminin, ilgili yönetmelikler doğrultusunda yeniden düzenlendiği belirtildi.

Buna göre, okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerine okula uyum süreci için birinci yarıyıl 9 Eylül'de başladı.
Öğrenciler 13 Eylül'e kadar eğitim ve öğretime hazırlanacak.

Birinci yarıyıl, 16 Eylül 2014 Pazartesi günü başlayacak, 24 Ocak 2014 Cuma gününe kadar sürecek.

Yarıyıl tatili, 27 Ocak-7 Şubat 2014 tarihleri arasında yapılacak.

İkinci dönemin ilk dersi 10 Şubat'ta görülecek.
2013-2014 eğitim-öğretim sezonu 13 Haziran 2014 tarihinde tamamlanacak.

2014-2015 eğitim-öğretim yılı ise 15 Eylül 2014 Pazartesi günü başlayacak.

Bütün yönetici, öğretmen ve öğrencilere başarılı bir eğitim hayatı diliyorum.

12 Eylül 2013 Perşembe

12 EYLÜL DARBESİ

Bugün, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve Kara, Hava, Deniz ve Jandarma Genel Komutanları ile birlikte gerçekleştirdiği 12 Eylül 1980 darbesinin 33. yıldönümü!
Görsel

12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili geçen yıl kapsamlı bir yazı hazırlamıştım.
Yazıyı buradan okuyabilirsiniz.


7 Eylül 2013 Cumartesi

2020 OLİMPİYAT OYUNLARININ EV SAHİBİ TOKYO OLDU!



2020 Olimpiyat oyunlarının ev sahibi Tokyo oldu.
Günlerdir süren heyecanlı bekleyiş, bu akşam ne yazık ki bizim açımızdan hüsranla sonuçlandı.
Türkiye'nin 2000 yılından beri baş koyduğu olimpiyatlara ev sahipliği yapma arzusu yine başka bahara kaldı.
Eğer Türkiye bu akşam ev sahibi olma şansını yakalasaydı, olimpiyatlar tarihinde ilk kez Müslüman bir ülke ev sahibi olacaktı.  

 
Bugün gün boyunca Arjantin'in başkenti Buenos Aires'ten canlı yayınlarla ev sahibi olacak ülkenin tanıtımlarını, programlarını seyrettik.
Akşam ilk eleme turunda Madrid ile İstanbul aynı puanı alarak berabere kaldı, tekrar yapılan oylamada Madrid elendi.
Tokyo ve İstanbul arasında yapılan son oylamada ise yüzü gülen taraf  Japonya'nın başkenti Tokyo oldu.



30 Ağustos 2013 Cuma

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

30 Ağustos Zafer Bayramı'mız kutlu olsun.



30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ
   Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
   Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böylece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
   TBMM Meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılara büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, ordularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.
   Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.
   Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikleri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydırıldı". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.
Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık
Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
   Büyük Taarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi.
9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu.
Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.

24 Ağustos 2013 Cumartesi

R4BIA

Ne yazık ki son yıllarda İslam ülkelerinde huzursuzluk, iç savaş bitmek bilmiyor.
Ülkeler bir şekilde karıştırılıp, iç savaş çıkarılıyor ve halkı birbirine düşürülüyor.
Kardeş kardeşi vuruyor, çocuk-bebek-kadın-erkek-genç-yaşlı demeden insanlar katlediliyor.
Mısır'da 3 Temmuz'da yapılan darbeden sonra olaylar bir türlü durulmadı.
Darbe karşıtları çeşitli meydanlarda protestolarını gerçekleştiriyor fakat zalim darbe yönetimi halkın üzerine ateş açmaktan çekinmiyor.
Ne yazık ki yüzlerce kişi bu olaylarda hayatını kaybetti.


Mısır'daki katliama sessiz kalmak istemeyen darbe karşıtlarının, 
cuntaya karşı direnişi sırasında fotoğraflara yansıyan 
sembol işaret '4' yani 'R4bia' bu gösterilerde hızla yayıldı.

R4BİA İŞARETİNİN ANLAMI  NEDİR?

Rabia, Arapça’da 4’üncü demekmiş.
Mursi taraftarları hem toplandıkları Rabiatül Adeviyye Meydanı’na hem de Mursi’nin 4. Cumhurbaşkanı olmasına gönderme yaptıkları için bu işareti benimsedi.
Rabiatül Adeviyye Meydanı ise adını 8. yüzyılda yaşamış sufi bir kadın şairden alıyor. 
Rabia da ailesinin 4. çocuğu. Anne ve babasını kaybeden Rabia çocukluğunu köle olarak geçirir ve kaçma teşebbüslerinde sonra özgür kalır.
Bu yüzden Mısır’da özgürlüğün simgesi olur.

Ne acıdır ki Mısır'da olaylar durulmadan, son günlerde biraz daha sakin günler geçiren Suriye'den acı bir haber geldi.
İktidarını bir türlü bırakmak istemeyen Esed yönetimi Şam kentinin kırsalında masum ve sivil halkın üzerinde kimyasal silah kullandı.
Çoğu bebek ve çocuk olmak üzere 1.500'e yakın kişi hayatını kaybetti.
Yıllar önce Saddam'ın Halepçe'de gerçekleştirdiği kimyasal saldırıyı Esed'de halkına acımadan yaptı.

Rabbim bütün Müslümanları ve insanlığı zalimlerden korusun!
 



8 Ağustos 2013 Perşembe

HAYIRLI BAYRAMLAR!

Ramazan Bayramı'nızı en içten dileklerimle kutlar, sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmenizi dilerim.

"Hayırlı Bayramlar"

3 Ağustos 2013 Cumartesi

HAYIRLI KANDİLLER!

Bin aydan daha Hayırlı olan mübarek Kadir Gecesine ulaştık.
Kandiliniz kutlu olsun.


9 Temmuz 2013 Salı

HAYIRLI RAMAZANLAR!

Dün akşam kılınan ilk Teravih Namazı ve Sahur ile birlikte bu yılın Ramazan ayına ulaşmış bulunuyoruz.
Rabbim bu Mübarek ayı en güzel şekilde değerlendirebilmeyi hepimize nasip etsin.

Resül-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurur;
"İman ederek ve sevabını yalnız Allah'ü Teâlâ'dan bekleyerek Ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş ve gelecek günahları mağfiret edilir" (Buhâri)

Ramazan Manisi;
Kavuştuk Ramazan'a,
Hemde büyük ihsana,
Bu ayda oruç tutmak,
Huzur verir insana.

"Hayırlı Ramazanlar"

23 Haziran 2013 Pazar

BERAT KANDİLİMİZ KUTLU OLSUN!

Mübarek Berat Kandilimiz kutlu olsun!

Beraat gecesinde okunacak en değerli dua “Allahümme inneke afüvvun kerîmün tühibbu’l-affe fa’fuannî” yani, “Allahım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, bizi affet!” duasıdır.
Görsel

22 Haziran 2013 Cumartesi

LİSANS YERLEŞTİRME'NİN SON SINAVLARI BU HAFTA SONU YAPILIYOR!



Üniversiteye girişte ikinci aşama sınavı olan Lisans Yerleştirme Sınavları'ndan (LYS), Fen Bilimleri Sınavı (LYS-2) ve Edebiyat-Coğrafya Sınavı (LYS-3) hafta sonu yapılacak.
Fen Bilimleri Sınavı (LYS-2), 22 Haziran Cumartesi günü saat 10.00'da yapılacak ve 135 dakika sürecek. LYS-2'de fizik, kimya ve biyoloji testleri bulunacak, adaylara toplam 90 soru yöneltilecek.

Edebiyat-Coğrafya Sınavı (LYS-3), 23 Haziran Pazar günü saat 10.00'da gerçekleşecek ve 120 dakika sürecek.
LYS-3'te Türk dili ve edebiyatı, coğrafya-1 testleri yer alacak ve adaylara 80 soru sorulacak.

YASAKLAR
İlgili LYS'ye ait giriş belgesini (fotoğraf görünür bir şekilde) yanında bulundurmayan adaylar sınava alınmayacak. Sınava giriş belgesi sadece üzerinde belirtilen LYS için geçerli olacak. Bir LYS için düzenlenen belge diğer LYS'ler için kullanılamayacak. Belgenin ön ve arka yüzünde ÖSYM'nin belirlediği bilgiler dışında herhangi bir yazı, resim veya işaret bulunmayacak. Adayların sınava girebilmeleri için giriş belgesinden başka fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgelerini de yanlarında bulundurmaları gerekiyor.

Sınav binalarında hiçbir eşya alınmayacak. Sınavda kullanılacak kalem, silgi, kalemtıraş, saat gibi gereçler adaylara ÖSYM tarafından sağlanacak. Adaylar sınava şeffaf pet şişe içinde su getirebilecek.
Bütün adaylara başarılar dilerim.
 

21 Haziran 2013 Cuma

17.AKDENİZ OYUNLARI MERSİN'DE BAŞLADI!


17.Akdeniz Oyunları Mersin'de başladı.
Açıkçası açılışının bu kadar görkemli olmasını beklemiyordum.
Açılış denince Anadolu Ateşi-Mehter Takımı-Semazen gösterisinden başka bir şey görmediğimiz için bu açılış beni çok şaşırttı.
Gösteride semazenlerde vardı ama gökyüzüne yükselen halleri ile semaya bambaşka bir bakış açısı verdiler.
Çok güzel ve görkemli bir açılış oldu, emeği geçen herkesin ellerine sağlık.
17. Akdeniz Oyunları ile ilgili en güncel haberleri resmi Web sitesinden ve Facebook'tan takip edebilirsiniz.


Hazırlıkların 18 ay gibi rekor bir sürede tamamlandığı Mersin'deki 17. Akdeniz Oyunları, 'Akdeniz'in Medeniyet Hikâyesi’nin anlatıldığı bir görsel şovla resmen başladı.
Normal şartlarda 6 yılda hazırlanması gereken ancak Yunanistan’ın maddi krizden dolayı vazgeçmesinin ardından Türkiye’nin ev sahipliğine soyunduğu ve 18 ay gibi kısa bir sürede organize ettiği 17. Akdeniz Oyunları, Mersin’de yapılan muhteşem bir açılış töreniyle resmen başladı. 
2020 Olimpiyat adayı İstanbul için test organizasyon olarak görülen ve bu yönde büyük önem taşıyan oyunların açılışını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Başkanı Jacques Rogge yaptı.

 
Bayrağı Rıza Kayaalp taşıdı;
Açılış töreniyle birlikte ilk kez görücüye çıkan 25 bin kişilik Mersin Stadyumu, herkesten tam not aldı. Oyunların en büyük kafilesine sahip ülkemizde bayrağı Dünya ve Avrupa Şampiyonu güreşçimiz Rıza Kayaalp taşıdı

‘2020 İstanbul’un provası’
Kafilelerin geçişi sonrasında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Biz, aslında Mersin’de bir de prova yapıyoruz. Burada, aslında 2020 İstanbul olimpiyat adaylığına hazırlanıyoruz. 
Burada mücadele eden sporcu kardeşlerimizi, İstanbul’da da misafir etmeyi arzuluyoruz” dedi. 
Akdeniz’in, dostluk, sevgi ve barışın ortak bir bölgesi olduğuna dikkat çeken  Erdoğan, “Akdeniz, savaş değil dostluklar tarihidir. Bugün Mersin’de sporun dilini kullanarak, sevgi, dostluk, barış mesajlarını tüm dünyaya vermek istiyoruz. Spor kazansın. Akdeniz kazansın” ifadelerini kullandı.

Piri Reis’in dilinden öyküler...
130 günde hazırlanılan açılış töreninde müthiş bir kültür seli yaşandı. 
Stadyumun zemininin tamamen görsel bir şekilde kullandığı gösteride Akdeniz tarihine vurgu yapıldı. 
Sanatçı Kenan Işık, Piri Reis’in dilinden ‘Akdeniz’in Medeniyet Hikâyesi’ni anlattı. Piri Reis’in çizdiği Akdeniz haritasıyla başlayan görsel şölen, Akdeniz’in tarihiyle devam etti. 
Piri Reis, bu topraklardaki 3 büyük efsanevi öyküyü anlattı. 
İlk önce Tarsus’ta geçen Kleopatra’nın aşk öyküsü hicvedildi. İkinci bölümde Tarsus’taki Ashab-ı Kehf mağarasında geçen 7 Uyurların, 3. bölümde ise Mersin’in sembollerinden Kızkalesi’nin hikâyesi canlandırıldı.

Büyük Sema Gösterisi’, vatandaşlardan büyük alkış aldı.
Günümüz Türkiye’sine ulaşan gösterinin son bölümünde halk oyunları ekipleri, ülkemizin çeşitli bölgelerinden oyunları izleyicilere sergiledi.
Ajda Pekkan’ın mini konseri sonrası, gösteriler havai fişeklerle tamamlandı.